Bir Hastanın Mektubu

En çokta sonbaharın anlamsızca saç tellerini üşütmesine kızardım
Yoksuldu sevgim elimi neye atsam erirdi..
Gözlerin derdimdi bense derman istemeyen bir meczup..
Şimdi ise sadece koridorlar ve beyaz önlük içinde kaybolmuş insanlar görüyor gözlerim..
Duvarların boyası değil bir bir dökülüyordu anılar düşler..
Tatsız bir çorba kuru ekmekle doymak değildi derdim bir gülseydin karnım doyardı..
Hastalık beni çok zayıflattı artık yazamıyorum eskisi gibi..
Ama güzel süliyetin hep gözümün önünde sen geçiyorsun duvarlardan..
Kalbimde tütüyorsun derin derin içli içli yanıyorum..
Eriyorum eriyorum eriyorum.
Sonra gülümsemen geliyor aklımın ucuna diriliyor masadaki solmuş çicek..
Ah o kokun bazen pencereden baktığımda kokun geliyor buram buram
Oysa kendimi kandırmamalıyım hastanenin arka bahçesi hep gül.
Aynı saçlarını topladığında boynundan esen kokunmuş gibi bir bahçe;
Ama bir bahçe bile sen etmiyor.
Gelmeyeceksin bilsemde toparlanıyorum yada öyle sanıyorum beni hasta görme diye.
Belkide son bir kaç nefesimle yaşıyacağım kalbimin bir ucunda seni.
Sensizlik öyle zor öyle çetin bir savaş ki..
Aklım kıt, nefesim kıt, sevgimin bolluğuyla ölüyorum.
Belkide son bir kaç nefesimle yaşıyacağım kalbimin bir ucunda seni.
Ruhuma nakış nakış işlediğim sevgini belki uzak diyarlara götürebilirim.
Belkide bir toprağın altında fidan fidan yeşeririz ne dersin..
Hiç solmayan gülüm..
Şimdi gitme vakti sevginin aşkın özlemin en güzel diyarlarına
En güzel diyarlarda buluşmak ümidiyle.. 
Hiç gelmeyenim gönlüme gelipte gitmeyenim..

                                                                           
Cerrahpaşa Hastanesi       

1958

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sen Hep Böyle İnsan Kal Çocuk

Lisân-i Hâl

Kendimden Öteyim